Tuesday, August 05, 2008

Askin Kanununu Yazsam Yeniden…

Uganda`nin en cok satan ve devletin olan gazetesi New Vision`in Meeting Point isimli bir bolumu var: Sevgili bulma / arama kosesi. Bir ulkeyi anlamak icin -bence- gazetelerde okunmasi gereken yerlerden biridir bu Yalniz Kalpler Kosesi. Uganda`daki -tahmin etmek cok zor degil- tabii ki cok film bir kose.

Ornegin kimisi dinine gore es ariyor:
-MUSLIM lady searching for Muslim man, 30s, financially stable and educated.

-BEAUTIFUL MUSLIM university student, 20, wants handsome, down to earth Muslim guy, 25 foxxie@yahoo.com. (Kizimiz hem Musluman hem de cok fena Foxy email adresine bakilirsa)

-I want lady, 30-40, with qualities in Proverbs 31:10-31 and ready for an HIV test. I am 42, saved, an Anglican church minister and a teacher. (Burdaki durum biraz ilginc. Incil`den bir ayete uyan ozellikler istiyor. Ayette ise erdemli kadinin ozellikleri uzun uzuuunn anlatilmis, merak ettim baktim da.)

-A good Muslim, god fearing gentleman, 30 and single, looking for a Muslim, half-cast lady, 18-25 for marriage. (Dikkatinizi cekti mi hem bekar oldugunu hem de evlenmek istedigini belirtiyor. Burda poligami oldugu icin hem evlenmek isteyebilir, hem de evli olabilirdi. Cok dikkat edilmesi gereken bir kucucuk detaycik!. Bir de melez olsun istiyor gelin adayinin)

Beyaz olsun diye israr edenler var. Beyaz olsun tastan olsun:
-FEMALE, 31, wants any white male, 30-45 for marriage. Herhangi bir beyaz adam olsun, alsin gotursun beni buralardan!)

-DENIS, 25, civil servant, wants white ladies, 25-35, for marriage. (Oldu!)

-EDUCATED employed guy, 32, working in Sweden seeks caring, smart light-skinned or white lady.

-GRADUATE LADY, 26, wants white man from US, UK, Canada, Scotland, Denmark. Send details (with photo) to xxxxx@hotmail.com. (US, UK, Kanada tamam da Iskocya zaten UKin bir parcasi. Danimarka ile de ilgili ne duyduysa o kadar Nordik ulkenin icinden Danimarka illa ki diye tutturmus.)

-UNIVERSITY GRADUATE teacher, 26, Born again wants Christian white lady, 20-26 from US, UK, Australia, Canada, New Zealand, Finland, Sweden, Switzerland, Norway, China, Japan.. (Liste daha uzun ama Cin meselesini anlamadim. Neden Cinli? Gelecek Cin`de dendigini mi duymus acaba? )

Sugar mummy, sugar daddy arayanlar var. Seker anne veya seker baba aramanin nedeni bir cesit evlat edinilme istegi aslinda. Para yedirecek genc sevgili arayanlara deniyor sugar mummy veya sugar daddy. Genelde okumak isteyen genc erkek ve bayanlar, yasadigi hayatin karsilamayacagi bir luks pesinde olanlar para karsiliginda, yasli, anneleri veya babalari yasindaki kisilerle gozlerini kirpmadan beraber oluyorlar:
-MIKE, 28, wants beautiful sugar mummy from Europe or America.

-JOE, STUDENT wants party loving sugar mum. (Joe, anneciginin hem de eglenmeyi sevmesini tercih ediyor. E cocuk genc, hem parali bir annecik, hem de gezmek tozmak istiyor ama annecigi ariza cikarmasin diye o da gelsin istiyor)

-STUDENT wants loving sugar mum.

- GUY, 22, needs a sugar mummy, 60, for real love and assistance (22 yasindaki bir erkek sizce gercek ask icin mi ariyor 60 yasindaki bir kadini? Oldurecek kadini gercek askiyla yahuu!)

-i’m 23, searching for financially stable sugar mummy preferably an American, British, Canadian, Spaniard, Japanese or French.

-ALLAN, 19, student in S6 seeks for a sugar mummy willing to sponsor my education. HIV test is a must. (Diger onemli bir konuya geciyoruz burdan: HIV testi olmadan olmaz!)

- ACCOUNTANt Lwanga, 39, wants a financially stable business lady, 28-38, for love and a job in her business. (hem sevsin, hem ise alsin beniiii!)
Bu liste o kadar uzun ki…

Okulumu bitirmek icin birisi bana yardim etsin diye kivrananlar var. Bunlar genelde sugar mummy ve daddy arayanlarla ayni gruba girer ama, dogrudan demezler yas onemli degil diye. Parasi olsun, yas kucuk buyuk baska hic bi sey onemli degil:
-UGANDAN, 25, wants lover from US, UK, China, S.Africa, ready to support my education.

-UNIVERSITY lady, 23, wants white man, 27-34 from Canada, US, Australia, Ireland, Greenland or Finland. She should be willing to sponsor my education. (Liste uzun, kapisinda kuyruk olacak kesin ??!!)

-SCHOOL DROPOUT, in Kampala, seeks lady to help him resume his studies. (E okuldan atilmis zaten, nasil tekrar okuyacak, ne okuyacak bilemedim)

Burada tombul olmanin cok buyuk avantaj oldugunu, zayiflarin evde kaldigini daha once yazmis miydim animsayamadim ama var boyle bi `dam ustunde un eler` saplantisi. Ornegin…
-MUGANDA, 32, working class wants very fat, lady, 25-42 with wide bums and big breasts. (`o kadar sisko olsun ki boyle gogusler, kalcalar koccaman olsun` demis kisaca)

-HANDSOME PROFESSIONAL, 38, seeks beautiful educated lady with big butt and legs, 20-25, either Mukiga, Muhima, or Mufumbira. (hem egitimli olsun, hem de baldir ve bacak buyuk olsun!)

AIDS durumu da artik bu kolonlarda yerini almis. Mesela…
-LADY, SINGLE, HIV+ wants single HIV+ gentleman, straight forward, loving, Christian (Artik ARV ilaclarla AIDS hastalari uzun ve sihhatli bir hayat surebildikleri icin hayat devam ediyor olar icin de! Pozitif olan pozitif bir es ariyor kendine)

-SMART, dark, handsome ,working class, 20, seeks charming, loving, romantic and trustworthy lady, 18-20, for serious relationship. HIV test is a must. (AIDS testi yaptirmadan iliskiye girmem diye tutturanlar cok iyi yapiyorlar. Ya 3-6 aya kadar uzayabilen kulucka suredi ne olacak???)

- LADY, 39, HIV+, seeks guy, 41-50, who is not afraid to love and be loved ( Zamaninda da korkmamis belli ki L )

Sadece belirli kabilelerden iliskiye girmek isteyenler var.
-CHRIS, WORKING, God fearing, 27, medium height wants lady from Teso, 20-24, tall and God fearing. ( Uzun olsun, Allahtan korksun, bir de Teso`dan olsun)

-MBARARA GIRL, 24, want Muganda or Musoga, 30-38, educated, well behaved, hardworking and patient man. (Mugonda veya Musoga kabilesinden sabirli bir adamcagiz isterim, baska bi sey istemem!)

Bi de digerleri var:
-MIDDLE EAST-BASED British pilot, with well-known international airline, regular visitor to Entebbe/Kampala seeks jovial Ugandan lady for long-term relationship. (Yalan! Ne uzun iliskisi?? Ucup gidecek. Hem her uctugu yerde boyle ilanlar veriyorsa???)-35-YEAR-OLD searching for mature lady for a secret relationship (Aldanmayin! Karisini aldatacak da o yuzden!)
-BROWN SKINNED, 24, wants mature financially stable girlfriend, 20-28. (Burda cilt tonlari var, ben yavas yavas ogreniyorum. Siyah var, kahverengi var, acik kahverengi var. En cok ragbet goren ise cukulata rengi olanlar. Nedir demeyin bilmiyorum, Meeting Point!in yalancisiyim ;)

-LONELY MOTHER, 29, with 3 kids wants a financially stable man from any country living in Kampala, 30-50 for a caring and love. (cok zor isi L Bir de boylelerinin HIV pozitif olanlari var bu koseye yazan )

-NICE looking, employed guy wants a sexually starved but financially stable lady for love. ( Aska ac, ama paraya tok bir kadin ariyorum!!!)

Bu liste uzar gider, ama en cok guldugum bi tanesinde ise `Please don’t beep` yazmis. Caldirip kapatandan fayda mi gelir zaten????

Thursday, July 31, 2008

Yeni yasima girerken...


Gecen yil yapip da `Iyi ki yapmissin, afferim, serefe Meltem` dediklerim:

1- Sigarayi birakip bir de ustune 4 kilo verdim. Sadece bunun icin her sabah aynada kendimi opesim ve bir makas alasim geliyor o artik sigara dumani dolmayan yanaklardan ;)

2- Iki tane kedim oldu, kedisiz ev ev degilmis, mir mir bir evim oldu.

3- Swahili dili ogrenmeye basladim.


Gecen yil yapmayip da `Allah seni bildigi gibi yapsin Meltem!` dediklerim:

1- Daha cok gezmem gerekti, pek fazla hayalini kurdugum Afrika gezilerini yapamadim. Ama cok azimliyim, yeni yasa bomba gibi bi suru tatil plani yaparak ve bunun icin bi suru yerle iletisim halinde giriyorum.
Tanzanya -tekrar-, Botswana, Namibia, Zambia, Misir -yeniden-, Etiyopya! Bittiniz siz! :)

2-Golf ogrenme planim vardi, henuz olmadi.

3-Bric ogrenmek de istiyorum.

4- Swahili pratigi yapmam lazim.


Bir yasima daha burda son verirken, bir sonraki yasimda gorusmek uzere...

Eylemlerim siddetlenerek devam edecek!

Friday, July 25, 2008

Boğazımda Düğümlenen






Yetimhanedeki gönüllü adedi artınca fazla yemek alışverişi yapmamaya başladım yılın ilk yarısında ama ayda bir büyük br ziyafet yapıyorduk. Kurban Bayramı, adanılan bir adak hepsini toplayıp ya da kasaptan et alip yetimhaneye gidiyordum. Hatta bir keresinde arabanın arka koltuğunda 150 kiloluk parçalara ayrılmış bir inekle yolculuk yaptım ki taze kesilmiş et kokusunun ne kadar berbat bi şey olduğunu o zaman öğrendim.
Türkiye’ye gelmeden bir ziyaret edeyim dedim ve çat kapı gittim. Normalde bana bi kahve yaparlar, içe içe çocuklarla sohbet ederiz. Kahve falan hiç bi şey yok. Kahve olsa şeker yok. Ben Amca’ya sordum ne oluyor diye. Gelen gönüllülerin her ay yetimhaneye vermesi gereken bir ücret var, 4 tane de gönüllü var ama bi şey vermiyorlarmış bir süredir. Ben Amca da kimseye para konusunda ısrar eden bir adamcağız değildir. Çocuklar beni yatakhanelerine çekip “Çok aç kaldık” diye anlatmasınlar mı? Kafamın tası attı. Elim ayagim dolandi... Simdiye kadar kimse gelip bana `Biz aciz` demedi ki!
Cumartesi Ben ile buluştuk bir aylık erzak alışverişi yapmak üzere. Ama benim rahatsız olduğum zamana denk geldi, bir yandan alıiveriş yapıyoruz, bir yandan sıcak havanın altında ben boncuk boncuk terliyorum.
Öncelikle et pişirmek için gerekli malzemeleri arabaya yükleyip ben önden gittim ki çocuklar et için ateş yakmışlar bile beni bekliyorlar. Çocukların ağzına benim getirdiklerimin dışında et girmediğini düşünürsek ne kadar önemli bir olay olduğunu daha iyi anlaşılır.
Neyse, biraz hasta ve sersem olduğum için olayın ciddiyetini henüz kavrayamamıştım ki kapıda bir korna sesi duyuldu. Ben Amca, erzagın kalan kısmını bir kamyonet tutup getirmiş. Kamyonet içeri girince çocukların erzağın farkına varıp bir çığlık bir şarkı bir türkü ile Ben’e sarılmaları, mısır unu torbalarını sevinçle omuzdan omuza geçirip hoplayıp zıplayışları vardı ki boğazınızı düğüm düğüm tıkayan bir hisse kapılmamak elde değil. Ben o sırada midem de bozuk olduğu için bana hazırladıkları patates haşlamasını yiyordum ki çocukların aslında o patatesleri bile bana kendi boğazlarından kısarak yaptıklarını anladım. Yutkun yutkun, düğüm boğazımdan aşağı inmiyor. Gözlerimden yaşlar boşanıyor ama bir kisi haric –fotografta yanimda durup bana kaygili bir ifade ile bakan Edith- kimse farketmiyor, ortalık bayram yeri gibi :)
Bundan sonra çocukları gönüllü mönüllü kimseye teslim etmiycem. Bir yerde bir terslik olmsu galiba ama ben anlamadim. Iftira tamak da istemiyorum kimseye. Temmuz erzaklarını da aldık geçen hafta. Biriktirdiğim para suyunu çekmeye başlıyor ama evin bir odasını kiraya verip onun parasini da yetimheneye saklıyorum şimdilik. Eylül’e Allah kerim...

Meltum, Martam, Maritam, Maritarm, Multem, Mertam, Meltum, Maritarm, Mahtum vs vs




Yetimhaneden sorular ve yanıtlara devam...En iyi arkadaşınız kim diye sormuştum. Yanıtlar şöyle –Ya fena halde kopya çekilmiş ya da ben cok mutlu bir insanim-
Bir de ismimin değişik yazılışlarını göreceksiniz :)

-Sister Meltum because the way how you help me makes me love you, Sister. (Joseph y.13)
-Sister Martam’s mother (Monica y.8) –neden acaba?-
-I like sister Maritam because she likes us very well. (Yofosi y.11)
-Sister Maritam my best friend because give us eates (Prossy y.12)
-Me I like Sister Maritam very much because she help me when I am in need. (Recheal y.11)
-Those who assist with my needs (Annet y.14)
-To whom i like to the world is Sister Mahtum. The reason is because she brought very good eats. (Scovia y.13)
-You sister Maritarm your my best friend (Edith y.11)
-You are my best friend. I like you beacuse you have helped me me as an orphan and you like us. (Paul y.12)
-My friends because are the one which I stay with them. (Rose y.11)
-I was like my mother but she died. Because she did care for me. (Kenneth y.12)
-Sister Maritum (Kevina y.10)
-A friend of mine (Nassazi y.9)
-Bob because is the one I play with. (Douglas y.8)
-Sister Multem because brought for us good things. (Vincent y.11)
-I like Europeans so much because they come for us at the bad weather. (Benny y.11)
-My best friend is Sister Meltum because she loves me so much. (Godfrey y.13)
-I like Sister Maritim because she brings us some eats and we eat happily. (Teddy y.11)
-Sister Melisa because she helped me to pay for me school fees last term. (John y.10)
-My best friend is Paul because is best friend. (Erisa y.12)
-In the world I like Sister Mertam because she gives us sweets and banana. (Prossy y.11)

Kopya var demiştim ya o çok önceki fikrimdi aslında. Türkiye`ye gelirken bana ve anneme öyle mektuplar yazdılar ki.... Her ziyarete gidişimde bahçe kapısının önüne gelip de korna çaldığımda içerden öyle çığlıklar geliyor ki... Geleceğimi duyunca yollara dökülüp beni taaaa nerelerden bir karşılayışları var ki... Bir ara hasta olduğum için yanlarına gidemeyince bana öyle özür mektupları yazmışlar ki... –‘Seni kızdırdık mı? Niye gelmiyorsun? Özür dileriz’ diyen içimi parçalayan mektuplar ki ben de hasta hasta gidip yetimhanede yatıp dinlenmiştim de bana orda hoplaya zıplaya bakmıştı kızlar :)-

Anneme ‘Sister Meltem`i doğurduğun için teşekkürler” diyebilen bir çocuk beni seviyordur di mi? Benim Onu sevdiğim kadar...

Iyi ki gelmisim Uganda`ya insanligimi unutmaya ceyrek kala!
fotograflar:
1- Joseph, Scovia, Maritarm ;-p, Prossy
2-Yofosi, Meltum
3-Mertam, Erisa

Tuesday, July 22, 2008

Kinship House


Yetimhanedeki çocuklara bazı sorular sorup benim için yanıtlamalarını istemiştim onları daha iyi anlamak için. Ailelerini ve Kinship House Yetimhanesine nasıl geldiklerini de merak etmiştim. Güzelce anlatmişlar. Uncle Ben’i -Ben Amca ki kendisi yetimhanenin kurucusu melek kişi- nasıl bulduklarından da bahsetmişler. Ingilizcelerini çok gerekmedikçe düzeltmedim. Hikayeler genelde birbirine benziyor. Anne baba AIDSden ölmüş, büyükanne büyükbaba çocuklara bakmaya çalışmış, ama Uganda’da ortalama bir ailede 7 çocuk olduğunu düşünürsek, tabii ki maddi güç yetmemiş, Ben Amca yetimi almış getirmiş, çocuklar kardeşleri aileleri nerede pek haberdar değiller. Olsa da faydası yok.

Burda dikkat çekmek istediğim bir kaç konu var:
1- AIDSe burada “Büyükanne Hastalığı” da diyorlar. Çünkü ebeveynlerden birine bulaştığı zaman diğerinin kurtuluşu yok. Hem anne hem de baba öldüğü için yetime bakmak büyükanneye düşüyor.
2-Annem babam kanserden öldü diyorsa bir yetim, o AIDS demek. Ortaya çıkmadığı sürece AIDS demek istemiyorlar. Ama hem annenin hem babanın kanserden kısa aralıklarla ölmesi mi daha yüksek olasılık, yoksa AIDS’den mi?

-I was stay with my mummy and my dad dıed a long time ago. So my mother could not manage to pay for me money for school and she was begging Uncle Ben in that solution to help her and my mummy died and Uncle Ben ear the news and bring me here. I was only one child. (Erisa Tumwesigge, yaş 12)

-I dont know more about my family but I know some. We are two in a family but we used to stay at grandmother’s house and my grandmother one day she broke the leg and she not have and help. So and we listen that there is a man who want to help the orphans and we came here at Kin. (John Ssendegega, yaş 10)

-Story about my family: I was living with my grandmother and my mother and father were died of AIDS. I was living with 4 people and when my parents died, they took me to my grandmother. She was not having money to pay for me because she was poor and when she heard that Uncle Ben helps children when their parents were dead, she brought me here at Kinship House. (Teddy Babirye, yaş:11)

-They were 3 people in my family. They picked me on the street because my step mum thrown me on the street. I didnt find any solution to see on my relatives. Because all my mum and dad were dead. (Godfrey Mukolazi, yaş:13)

-We are 5 people, my parents died and i remain with my grandmother. The way how i come to Kin: my grandmother is the one who meet Uncle Ben. (Vincent Kimull, yaş: 11)

-My family is talk that we are poor. We have no food, people tell us to go away from the land because they want to put in there animals and we dont have any food to eat and we start running away from the land. We are 6 people in the family. One day Uncle came and talked to my grandmother Can I took that boy and my grandmother tell You Go (Kenneth Malende, yaş:12)

-Four members in our family. I have one brother named Denis. My mother and father died of AIDS. We were living in Masaka by that time when they were still living. When my parents died, I was left with my step mother in Bwaise who was too poor ro afford all my needs and it is where i came from to Kinship House. (Annet Namubiru, yaş:14)
-My story is about my grandmother. My grandmother died when I was still young I was 3 3 year old and when I remeber her I cried and I start walking and when I become tired and I sıt on that black gate and when I sit and Uncles open the door and i tell him that I am orphan and he told me please get in. I came here when I was in baby class. (Recheal Nakyeyune, yaş:11)

-We were 4 people in family. We were live at Nasere which is very very far from here. I was having my mother and she died of cancer and my dad is leam and he is very old and my sister called Namuyanja. We were lived ın a small house and small land we were not have enough food to eat. Uncle Ben found me at our small house and when ı have no food to eat he took me to Kinship House. (Joseph Muyanja, yaş:13)

Yetimhanede 25 çocuk ve onlara karşı sevgi ve sabır dolu Ben Amcaları var. Yetimhaneye yardım etmeme yardım edenler oldu... Bir de onlar var. Bir de yardım etmeme yardım edenler sayesinde ben varım :)

Fotograflar (sirasiyla)
1-Monica
2- Rose ve ben
3- John
4-Scovia

Monday, July 21, 2008

Hastane Maceralari -1


Anlatmistim burada hastanelerin ne kadar Allahlik, personelin ne kadar yetersiz ve bilgisiz oldugunu… Ama elden ne gelir, bu kadar tropik hastaligin oldugu bir ulkede bir elin parmagini gecmeyen adette tip fakultesi var…
Ilk geldigim yil, 3-4 ayda bir kusma, ishal, ates, titreme hepsi birden bastirip parmagimi kipirdatamayacak kadar yataklara dusuruyordu beni. Tum belirtiler sitmayi isaret ediyordu. Agzima bir lokma yiyecek bile alamiyorum, su bile icsem cikariyorum. Vucut iflasin esiginde! O kadar halsizlik yapiyordu ki bir keresinde ev arkadasim beni kucaklayip hastaneye goturmustu.
Sitma testi icin kan vermek gerekiyor. En sevmedigim, korktugum sey! Kolumu cekerim de kolumdan sarkan siringayla ortada deli danalar gibi kosarim diye korkuyorum… Kolumdan kan almaya calisan laboranta soyle saglam bi tane cakarim diye korkuyorum… Korkuyorum da korkuyorum vesselam… Sevmiyorum vucuduma goz gore gore igne batirilmasini…
Neyse, bagir cagir kan verdim. Attigim ciglik, cikardigim arbededen utanip bekleme salonundaki Allah bilir hangi hastaliktan muzdarip kisilerin yanina gitmek istemedegim icin labarotuvarda neticeyi beklemek istedim, kabul ettiler… Laboranta dedim ki:`Hazir kan vermisken ne kadar tahlil varsa yapin. Neler yapilabilri?` dedim. AIDS, sitma, tifo, bilharzia* dedi, `hepsini yap` dedim. Laborant `Daha once bu onemli testi yaptirdiniz mi?` dedi. Saka yapasim geldi. AIDSden bahsettigini biliyorum ama anlamazdan geliyorum.
-Sitma mi? Hangisi?
-Hayir, hayir, digeri…
-Tifo mu?
-Hayir, AIDS testi
-Yaptirdim da hala pozitif miyim onu merak ediyorum ;)
Hah hah haaaa… Cok komigim degil mi? Laborant, mikroskop altinda bi seyler yaptigi kanimdan kafayi bana cevirip `Ama bir kez pozitif ciktiysaniz, sonra negative olamazsiniz ki!!!` diye dehsetle bana bakmaya basladi.
O sirada iceri bir hemsire girmis, `Ne? Kim HIV pozitif?` diye panik oldu. Ben `izah edeyim, saka yaptim` diyorum ama kimse beni dinlemiyor. Laborant `Bu bayan pozitifmis` diye beni gosteriyor. Hemsire bana dogru geliyor `Oyle mi?` diyor. Laborant `Pazarlari kilisede sizin icin dua edecegim` diyor. Ben gitgide yukselen bir sesle `Saka yaptim, negatifim ben` diye kendimi parcaliyorum… Kabus gibi!!! `Dilim, seni dilim dilim dileyim` deyip duruyorum…
Sonunda laborant kendi gozleriyle neticeyi gorene kadar inanmadi, zaten sesimi duyuramadim ki! Hemsire de en sonunda sakinledi.
Ben de acemi Afrikali olarak ogrendim nufusun %10unun pozitif oldugu, anne babasinin AIDsden oldugu icin 2 milyon cocugun oksuz kaldigi bir ulkede boyle saka yapilmayacagini…
Sonuclar mi? Hepsi negatif! Gastro enteritis olmusum. Alisik olmadigim bakteriler, pislikler, sunlar bunlar vucutta birikince vucudum isyan ediyormus, ne var ne yoksa disari atmaya calsiyormus. Artik olmuyorum, alistim galiba :)
*Bilharzia, az gelismis ulkelerde kanalizasyonun durgun su kaynaklarina (gol ve bir de nehir kiyilari) karismasi neticesinde bilharzias sulugunun tirnak diplerinden, deriden vucuda girip yerlesmesi ve cogalmasi ile ortaya cikan atesli hastalik. Bilharziali bir arkadasimin bir haftada 6 kilo verdigini gordum.
**Fotograftaki tabelanin yamuk ve Allahlik olmasi haricinde dikkatinizi cekmek istedigim bi hatasi: `Marternity Ward` diye bi sey bilen var mi? Ben bi Maternity Ward bilirim, hamile/lohusa kogusu gibi bi sey demektir. Marternity Ward ise Harmilelik/Lorhusalik Kogusu gibi bi sey olmus :) Guzel Uganda`m benim :)

Tuesday, July 15, 2008

Siradan Bir Siparis

Baska bir yerde olsa sinir mi gicik mi olacagimizi sasirdigimiz anlar o kadar cok ki burada...
Ornegin eski ev arkadasim Shevy`nin siradan bir garson diyalogu:
(Shevy, Ingiliz. Taaa yillar once email vs hic bi sey yokken ilk kez Uganda`ya gelip ufacik bir kerpic evde ayasyip bir okulda ogretmenlik yapmis zamaninda. 1-2 haftada bir kasabaya inip Ingiltere`den 1 ayda Uganda`ya gelen mektuplariymis tek iletisimi dis dunyayla )
Garson: Bi sey icmek ister misiniz?
Shevy: Hayir, tesekkurler.
Garson: Emin misiniz?
Shevy: Evet, eminim. Tesekkurler.
Garson: En azindan su getireyim?
Shevy: Getirme, tesekkur ederim.
Garson: Peki.
O kadar normal ki bu anlar...
Alismayan birisi olsa, garson dalga geciyor sanir. Ama degil, cok ciddi!
Garsonun Shevy`ye bira getirdigini unutmadan ekleyeyim!!!!

Sunday, July 13, 2008

Bir Hard Disk Kazasi

Tum fotograflarimin ve yazilarimin bulundugu hard disk vefat etti. 5 gundur hic bi sey erisimim yoktur. Bugun yarin sonuc belli olur.
Daha once bir external drive`a back up yapmistim ama o da bozulmustu. Yani buranin mevsimi her seye sebze meyvelere yaptigi etkiyi yapmiyor ne yazik ki...
Bir kez de laptopumun uzerine yagmur yagmisti da vicik vicik laptopu kurutup calistirmistim... Kendisi hala da calisir.
Umarim yarin ertesi gun iyi haberlerle yazmaya devam ederim.
Mecburi tatilci oldum, affola...

-Bu arada bu kadar sakin yazdigima bakmayin, kendimi tokatlamak istiyorum ama elim varmiyor ;) -